Haber Detayı
19 Ekim 2020 - Pazartesi 18:46
 
Bingöl’de tarihi şehir harabeleri bulundu
Dr. Öğr. Üyesi Nebi Butasım, Bingöl’de Roma İmparatorluğu dönemine kadar inebilen bir tarihi şehrin harabelerine ulaştıklarını söyledi.
GÜNDEM Haberi
Bingöl’de tarihi şehir harabeleri bulundu

Haber: Ömer ŞANLI

Bingöl’de tarihi eserler ilgili yüzey araştırması yapan Bingöl Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Nebi Butasım, Bingöl tarihine ışık tutacak önemli yapılar tespit etti.

Bingöl merkez ve ilçelerinde uzun zamandır tarihi yapılar ile ilgili çalışmalar yürüttüklerini belirten Butasım, “Bu çalışmalarımız son iki yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izni ile yürütülmektedir. Bu çalışmalar aynı zamanda Bingöl Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi (BAP) tarafından finanse edilmektedir” dedi.

Bugüne kadar bilim dünyasında bilinmeyen çok sayıda tarihi eser keşfettiklerini belirten Butasım, “2019 yılı içinde yaptığımız yüzey araştırmasında bugüne kadar bilim dünyasında bilinmeyen 5 farklı alan ve tarihi eser keşfettik ve bunları bilim dünyasına kazandırdık. Aynı zamanda bu yerlerin tarihi sit alanı olması için bakanlık nezdinde gerekli girişimlerde ve resmi yazışmalarda bulunduk. 2020 yılı içinde devam eden çalışmalarımızda yine 4 farklı tarihi alan tespit ettik ve bunların sit alanı olarak ilan edilmesi için gerekli yazışmaları yapmaktayız” ifadelerini kullandı.

TARİHİ ŞEHİR HARABELERİ BULUNDU

Bingöl tarihi için önemli bir keşfe imza atan Butasım, “2019 ve 2020 yılı içinde yaptığımız çalışmalarda, uzun zamandır aradığımız tarihi şehir harabelerine ulaştık” dedi.

Butasım, şunları söyledi: “Bingöl ili Kuruca Köyü kırsalında bulunan ve Roma döneminin İmparatorluk dönemine kadar inebilen bir tarihi şehrin harabelerine ulaştık. Maalesef çalışma alanı hem doğal unsurlar hem de insanların tahribatından dolayı oldukça harap vaziyettedir. Alanda yaptığımız çalışmada, Roma ve Bizans döneminde kullanıldığı anlaşılan bir yapının (muhtemelen idari bir bina) kalıntılarına ulaştık. Bölgede bulunan en eski süslemeye sahip yapı taşları bu alanda bulunmaktadır.”

TARİHİ MEZAR BULUNDU

Dr. Öğr. Üyesi Nebi Butasım, tarihi harabeler içinde, kaya oyma mezar türü olan bir mezar tespit ettiklerini de söyledi.

Araştırma sahası çok geniş olduğundan sürekli yeni yapı kalıntılarına ulaştıklarını ifade eden Butasım, şu bilgileri paylaştı: “Alanda çok fazla süslemeli blok taşlar, sütun parçaları, sütun başlıkları, temel seviyesi belli olan yollar ve bina kalıntılarını görmek mümkün. En son bölgede kaya mezar da denilen bilim dünyasında Khamasorion mezar tipi denilen bir mezarın varlığını keşfettik. Mezar yapıtının üst kapağı maalesef tahrip olmuştu. Yaptığımız çalışmada mezarın 2.40 cm uzunluğunda 70 cm genişliğinde olduğunu işlenmiş taş kalınlığının da 10 cm olduğunu gördük. Mezarın iç kısmında güney tarafta 10 cm bir yükselti mevcuttur.  Zeminden yaklaşık olarak 1.5-2 metre yükseklikte bir kayaya oyulmuş olduğundan bu yapının üzüm şırası çıkarma teknesi veya sulama amaçlı bir kalıntı olmadığını gösteriyor.”

TARİHİ ŞEHİR HANGİ DÖNEME AİT?

Butasım, tarihi şehir ile ilgili şu bilgileri verdi: “Tarihsel açıdan baktığımızda burada yaşayan halk veya medeniyet ile ilgili herhangi bir bilgiye rastlayamıyoruz. Ancak Ortaçağ İslam kaynaklarında ismi geçtiği söylenen ancak bilimsel anlamda kanıtlanamayan bazı ifadeler vardır. İslam orduları buradan geçerken medeni bir şehirden bahsetmektedirler. Bu şehrin Merel şehri olduğunu ileri sürmektedirler. Civar köylüler buraya “Suke Merun/Meran” demektedirler. Anlam olarak günümüzde kullanılan “Suk” Arapça bir kelime olup yöre insanı çarşı merkezi veya şehir merkezine bu ismi vermektedirler. Bu ifadeden biz buranın bir şehir merkezi olduğunu anlayabiliyoruz. Merun/Meran ise tam olarak nereden geldiğini şimdilik bilimsel olarak tespit edemedik. Ancak yörede anlatılan bir söylenceye göre; burada bir şehir olduğu ve bu şehri fareler bastığından dolayı da terkedildiğinden söz edilir.  Söylence doğru ise ismi de oradan kalmıştır. Ancak ismin Mervan’dan geldiği ya da “Beyler” anlamında kullanılan “Mir” sözcüğünden türediği de aktarılanlar arasındadır. Tarih konusunda en güzel veriyi bu mezar ile daha ilerisinde bulunan sütun başlığı vermektedir. Bu tip mezarlar İ.Ö. 1. Yüzyıldan, 13. Yüzyıla kadar kullanılmıştır. Yani Roma, Bizans ve çağdaş medeniyetleri bu tür mezarları yapmışlar ve önemli kişileri buraya defnetmişlerdir. Her ihtimalde İslam ordularının buradan geçtiği yıllar olan 7. Yüzyıllarda burada bir alanın varlığı kabul edilmelidir. Aynı zamanda yukarıda bahsettiğimiz gibi tespit ettiğimiz bir sütun başlığı üzerinde prizmatik üçgen şekiller bulunmaktadır. Bu tür prizmatik üçgen sütunların varlığı Khamasorion mezar ile birlikte düşünüldüğünde alanın en azından 6. Yüzyıla kadar inebileceğini göstermektedir. Yani kalıntılar en geç 6. Yüzyılda yapılmış olmalıdır. Çünkü bu tür prizmatik üçgen başlıklı sütunlar Osmanlı ve Beylikler döneminde daha çok görülmesine rağmen en erken görülmesi, İstanbul’da yapılan bir kazıda olmuştur. İstanbul’da yapılan bir kazıda üçgen başlıklı sütun bulunmuş ve bu da 6. Yüzyıla tarihlendirilmiştir. Zaten bu bölgede yani Kuruca’nın olduğu bölgede hem Beylikler dönemi hem de Osmanlı dönemi herhangi bir yapının olduğuna dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Hatta Ermenilere ait yapıların anlatıldığı kaynaklarda bile burada herhangi bir yapının olduğuna dair bilgiye rastlamadık bugüne kadar. Bu durumda yapının Roma dönemine tarihlendirilmesi daha uygun olacaktır. Daha geriye doğru tarih ne kadar gider bu zaman içinde yapacağımız çalışmalar sonucunda ortaya çıkacaktır. Biz şimdilik en azından 6. Yüzyıla kadar tarihlendirmeyi uygun buluyoruz.”

“BİNGÖL’ÜN BİLİNMEYEN TARİHİNE IŞIK TUTACAĞIZ”

Bölgede saha çalışmalarının devam ettiğini belirten Butasım, “Saha ve tarihi eserler ile ilgili çalışmalarımız halen devam etmektedir. Elde edeceğimiz yeni veriler ile Bingöl ilinin tarihi ve sanatına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Tabi burada şunu belirtmek gerekiyor: Bu çalışma bazı bilimsel verileri ortaya çıkarmakla birlikte aynı zamanda ileriki tarihte yapacağımız kazı çalışmalarına da ön çalışma olacaktır. Umarım ileride kazı çalışmaları ile daha nitelikli veriler ortaya koyacağız ve Bingöl’ün bilinmeyen tarihine ışık tutacağız.

Bu kapsamda desteklerini esirgemeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne ve Bingöl Üniversitesi Bilimsel Araştırma Birimine (BAP) teşekkür ederim” dedi.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bingöl’de, tarihi, şehir, harabeleri, bulundu,
Yorumlar
Haber Yazılımı