Haber Detayı
24 Eylül 2018 - Pazartesi 00:14
 
Bingöl’ün bir bir yok olan kaleleri
Bingöl’de değişik tarihlerde yapılmış, bilinen 8 tane kale bulunuyor. Bu kaleler korunamadığı için zamanla hepsi toprak altında kalmaya mahkum edildi.
GÜNDEM Haberi
Bingöl’ün bir bir yok olan kaleleri

Tarihi boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Bingöl, tarihini yapılarını günümüze kadar taşıyamadı. Bingöl’de bilinen 8 tane kale kalıntısını bulunurken, bu kalelerden hiçbirinin varlığı günümüze kadar korunamadı.

İşte Bingöl’deki kaleler:

-BİNGÖL KALESİ

Bingöl Merkez’de bulunan ismini Kaleönü Mahallesi’ne veren Bingöl Kalesi. Demirçağ’da yerleşim gören bu kale, zamanla kale görünümünden uzak bir tepe şeklini almış. Üstüne yapılan yapılar ve tarım da kalenin yok olmasına zemin hazırlamış.

Bingöl Kalesi, 1988 yılında Elazığ Müzesi Araştırmacısı Mehmet Şener ve Malatya Müzesi Araştırmacısı Enver Üstündüğ tarafından incelenmiş.

Araştırmacılar kale alanında yaptıkları incelemelerin ardından bir rapor hazırladı. Hazırlanan raporda şu ifadelere yer veriliyor: “Bingöl il merkezinin kuzeydoğusundaki Kaleönü mahallesinde bulunan tepe, 30x35 metre yüksekliğindeki Bingöl Kalesi’dir. Üzerinde yoğun tarım etkinliği nedeniyle mimari kalıntılar ve yüzey buluntuları iyi bir şekilde incelenememiştir. Tepenin doruğunda, çevre duvarı 1.5 metre kalınlığında iri taşların üst üste konulmasıyla oluşturulmuş, 29x39 metre boyutlarında dikdörtgenimsi yapının varlığı açıktır. Bu yapının kuzey iç kesiminde birbirlerinden bir metre kalınlığında taş temelli duvarlarla ayrılmış, yan yana en az sekiz mekanın varlığı görülmektedir. Bu yapının yanında güney ve güneybatı eteklerinde teraslar ve bu teraslarda da yapıların bulunduğu anlaşılmaktadır. Demir çağında yerleşim görmüştür.”

Raporda ayrıca, kale üzerinde yoğun tarım faaliyetlerinin yürütüldüğü ve kalenin kaçak kazılarla tahrip edildiği belirtildi.

Kale, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından sit alanı ilan edilirken, kalenin korunması ve gün yüzüne çıkarılması için hiçbir çalışma yapılmadı. Kale, gün geçtikçe toprağın altına gömülerek, varlığını yok etme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

-GAYT KALESİ

Bingöl’ün diğer bir kalesi olan Gayt Kalesi de, Bingöl Kalesi gibi varlığını zamanla kaybetmiştir. 1991 yılında Gayt Kalesi alanında inceleme yapan Arkeolog Mehmet Şener ve Suha Bulut, hazırladıkları raporda kalenin 2863 sayılı yasaya göre koruma altına alınması gerektiğini belirttiler.

Arkeolog Şener ve Bulut tarafından hazırlanan raporda, “Bingöl il merkezinin 1 kilometre kuzeybatısında Ortaçağ mimari özelliği gösteren kale ve yerleşme kalıntıları, garnizon tipi bir yapı olabilir. Toplanan çanak çömlek etüdünde kalenin Demir Çağ dönemine ait olduğu ve Urartululara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor” ifadelerine yer verildi.

Arkeologların 1991 yılında, ‘2863 sayılı yasaya göre koruma altına alınmalıdır’ dediği kale, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından sit alanı ilan edilirken, bölgede herhangi bir çalışma yapılmadı. Kale izleri zamanla yok olmuş durumda.

-KİĞI KALESİ

Bingöl’ün bilinen önemli kalelerinden biri de hiç şüphesiz Kiğı Kalesi’dir. Kiğı Kalesi kayalıklar üzerinde, Peri Suyu’na bakan yamaçlarda kurulmuş. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı net olarak bilinmese de, Halid Bin Velid’in bu kaleyi Romalılardan aldığı bilinir. Kığılı Kalesi içerisinde yapılan kazılarda, sur duvar kalıntıları, çeşitli ev kalıntıları ile çeşitli süs eşyaları ve günlük yaşamda kullanılan kap kaçak parçalarının bulunduğu biliniyor.

Bingöl’ün bilinen önemli kalelerinden biri olan Kiğı Kalesi’nin, son dönemlerde büyük oranda tahrip edildiği belirtiliyor.

Kalenin özellikle Kiğı Barajı çalışmaları esnasında tahrip edildiğini belirten vatandaşlar, baraj yapımında kaleden alınan taşların kullanıldığını iddia etmişti. Kiğılıların bu yöndeki iddiaları, iki yıl önce ulusal basına da yansımıştı.

Baraj çalışmaları sırasında Halid Bin Velid’in askerlerine ait olduğu ileri sürülen mezarlığın da tahrip olduğu iddia edilmişti. Basında çıkan haberler üzerine ilçe kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu ise, baraj çalışmaları dolayısıyla Kiğı Kalesi'nin tahribata uğratılmadığını söyledi. Kale, baraj sahasında bulunduğu için, her vatandaş kaleyi ziyaret edemiyor.

-KIRAL KIZI KALESİ

Kral Kızı Kalesi, Bingöl’ün Genç ilçesinde bulunuyor. 1988 yılında kaleyi inceleyen araştırmacı Süha Bulut, kalenin restore edilerek turizme açılması gerektiğini söylüyor. Bu sürenin üzerinden 25 yıl gibi uzun bir zaman geçti. Kale ne restore edildi, nede turizme açıldı.

-SEBETERİAS KALESİ

Genç İlçesi’nde bilinen diğer bir kale ise, Murat Nehri Kenarı’nda bulunan Sebeterias kalesidir. Sebeterias Kalesi, Urartu Kralı’nın Bingöl yaylalarını elinde tutabilmek için yaptırdığı kalelerden birisi olarak bilinir. Bugün sadece kalıntıları kalan bu kale de, diğer kaleler gibi ilgi bekliyor. Bu kalenin, Genç Köprüsü’nün hemen yanında yer alması nedeniyle restore edilmesi durumunda ziyaretçi çekebileceği ifade ediliyor.

-GELOŞKAN KALESİ

Karlıova ilçesi Boncukgöze köyünde bulunan Geloşkan Kalesi’nde yapılan araştırmalarda bol miktarda seramik ve obsidyen olduğu tespit edilirken, kalenin hemen hemen her noktasında kaçak kazı izlerine rastlamak mümkün.

Kalenin bulunduğu tepede incelemelerde bulunan Arkeologlar Lokman Kemaloğlu ve Mehmet Ağırgöl, kale ile ilgili şu bilgileri aktarıyor: “Kale Boncukgöze köyünün 600-700 metre güneyindeki tepe üzerinde yer almaktadır. Geloşkan tepe olarak bilinen tepenin kuzey, doğu ve batısından olmak üzere 3 yanından mezarlık deresi geçmektedir.

Doğal bir tepe olan alanın üst kısımları düzeltilmiş ve bu düzeltilmiş alanda yerleşim kalıntıları gözlemlenmiştir. Bol miktarda seramik ve obsidyen olduğu görülmüş olup, devetüyü rengi, kırmızımtırak ve siyahımsı seramik parçaları ağırlıktadır. Tepenin hemen hemen her noktasında kaçak kazı izleri görülmektedir. Kaçak kazı çukurlarından izlenebildiği kadarıyla höyük tipi bir katmanlaşma mevcut değildir. Taş temelli yerleşim kalıntıları ve bu kalenin 1.5 kilometre güneyinde tespit edilen Zuhurtepe kale kalıntısı ile malzeme olarak benzerlik göstermekle beraber sur benzeri bir kalıntı izine rastlanmamıştır.”

Hangi döneme ait olduğu bilinmeyen kale, 2008 yılında Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü’nce tescil edildi, ancak kalenin korunmasına yönelik bugüne kadar herhangi bir çalışma yapılmadı.

-ZUHURTEPE KALESİ

Karlıova İlçesi Boncukgöze köyünde bulunan bir diğer kalede Zuhurtepe kalesidir. Bu kalede Geloşkan kalesi gibi, kaçak kazılarla tahrip edilmiş. Yapı olarak Geloşkan Kalesi ile benzerlik teşkil ettiği belirlenen Zuhurtepe Kale’de Lokman Kemaloğlu ve Mehmet Ağırgöl tarafından yapılan incelemede, kalenin doğusunda kısmen sur duvarlarının görüldüğü belirtildi.

Bu kalede de Geloşkan Kalesi’nde olduğu gibi, bu kalede de bol miktarda seramik ve obsidyen olduğunu belirten arkeologlar, tepenin hemen hemen her noktasında kaçak kazı izleri görüldüğünü kaydetti.

Bu kale de, 2008 yılında Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü’nce tescil edildi.

-GİNÇ KALESİ

Solhan’ın Kaleköy köyünde bulunan Ginç Kalesi de Bingöl’ün önemli yerleşim yerlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Köye de ismini veren bu kale, köyün en hakim tepesinde yer alıyor. Günümüzde sadece kalıntıları kalan kale, Murat nehri kenarında yer alıyor. Bugüne kadar korunamayan kale, şimdi yeni bir tehlikeyle karşı karşıya. Bölgede yapılan Kaleköy Barajı’nın tehlikesi altında olan kale, bu barajın yapılmasıyla tarihin tozlu raflarında yerini alacak.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bingöl’ün, bir, bir, yok, olan, kaleleri,
Yorumlar
Haber Yazılımı