Haber Detayı
26 Şubat 2019 - Salı 01:04
 
“Çalışma arkadaşlarımızla tanışmaya gideceğiz”
HDP Bingöl Belediye Başkan Adayı Hişyar Özsoy, “Biz Bingöl Belediyesini kazanmaya ve yönetmeye geldik. İlk ziyaretimizi de Bingöl Belediyesi’ne yapacağız. Gidip orada çalışanlarla yani bir ay sonraki çalışma arkadaşlarımızla tanışmaya gideceğiz” dedi.
GÜNDEM Haberi
“Çalışma arkadaşlarımızla tanışmaya gideceğiz”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Belediyesi Eş Başkan Adayları Hişyar Özsoy ve Hatice Kavran, basın mensupları ile bir araya geldi.

Özsoy, “Biz Bingöl Belediyesini kazanmaya ve yönetmeye geldik. İlk ziyaretimizi de Bingöl Belediyesi’ne yapacağız. Gidip orada çalışanlarla yani bir ay sonraki çalışma arkadaşlarımızla tanışmaya gideceğiz” dedi.

Bingöl Belediye Başkan Adayı olmaktan şeref duyduklarını belirten Özsoy, “Partimiz bizi ve Hatice Kavran arkadaşımızı aday gösterdi. Bizim için bir şereftir. Ben mevcut durumda HDP Diyarbakır Milletvekiliyim, aynı zamanda HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıyım.

Muhalif bir parti olmak Türkiye’de gerçekten zor. Muhalefette, pratik anlamda hizmet yapma konusunda bir şansınız yok. Ne yapıyoruz? Bir takım soru önergeleriyle, konuşmalarla iktidarın burada yapmadıklarını, yapamadıklarını gündeme getirip onlara iş yaptırmaya çalışıyoruz.

Fakat yerelde iktidar olduğunuz zaman ertesi gün iş yapmak, hizmet üretmek durumundasınız. Bu çok farklı bir durum yani siyaseten yerel yönetimler, somut hizmet üretebileceğiniz alanlar. O açıdan benim için heyecan verici.  Uzun zamandır Bingöl’de muhalefet partisi olarak çalışıyoruz ve uzun zamandır Bingöl’de yerel yönetimlerde yokuz. Dolayısıyla pratik anlamda, halka hizmet sunabilme imkanımız çok söz konusu değil. İnşallah bu defa halk rıza gösterirse, bizi de seçerse ve belediyeyi alırsak, halka layıkıyla yerel hizmet üretmeyi istiyoruz. Heyecanlı olmamızın nedeni bu. Belediyeyi 31 Mart’ta aldığımızda insanlar bizden somut bir şeyler bekleyecek. Bunun sorumluluğu çok büyüktür, biz bunun farkındayız. Hem eş başkanımız Hatice Kavran’la hem de diğer arkadaşlarımızla kendimize güveniyoruz. Biz belediyeyi Bingöl halkına layık bir şekilde yöneteceğimize inanıyoruz” dedi.

“ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZLA TANIŞMAYA GİDECEĞİZ”

Özsoy, “Biz Bingöl Belediyesini kazanmaya ve yönetmeye geldik. İlk ziyaretimizi de Bingöl Belediyesi’ne yapacağız. Gidip orada çalışanlarla yani bir ay sonraki çalışma arkadaşlarımızla tanışmaya gideceğiz” dedi.

Özsoy, şunları ösyledi: “Her açıdan, hem siyaseten hem ekonomik olarak inanılmaz sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Daha önce Bingöl halkıyla defalarca kaygılarımızı paylaştık. Özellikle kurulan başkanlık sistemiyle ilgili olarak ciddi sıkıntılar olacağını ifade ettik. Bu sistem yerleşirse Türkiye’deki ekonomik kriz çok büyür dedik. Biz istikrarsızlığın derinleşeceğini söylerken, iktidar daha fazla istikrar gelecek dedi. Maalesef gelişmeler bizim argümanlarımızı doğruladı. Bu sistem bütün güçleri tek elde toplayan, yasamayı, yürütmeyi, yargıyı kendi tekeline alan bu mantıkla hiçbir uluslararası sermaye çalışmak istemiyor. Müneccim olduğumuzdan değil, sadece dünyayı biraz takip ediyorduk, gelişmeleri görüyoruz. Türkiye’de böyle katı bir başkanlık sistemi, demokrasinin zerresinin olmadığı, hukukun zerresinin olmadığı bir ortamda ekonomik anlamda bir kalkınmanın, refah seviyesinin artmasının imkanı yok. Belki Bingöl esnafı şusu düşünmüştür; başkanlık sistemi ile ekonominin ne alakası var diye, birebir alakası var. Bunu söylemeye çalıştık ama çok ikna edemedik. Siz sağlıklı bir demokratik ve hukuk sistemi oturtmazsanız sermaye gelmez, aksine sermaye daha güvenli gördüğü alanlara gider. Başkanlık sisteminin temel sıkıntısı bu. Başkanlık sistemi bir taraftanda şu demek, bütün gücü Ankara’da, sarayda toplamak. Zaten yerel yönetimler üzerinde büyük bir baskı da söz konusu. Yerel yönetimlerin yetkileri tırpanlanıyor, hepsi sarayda birikiyor. Artık bütçeler de saraya bağlanmış durumda. Biz inşallah belediyeyi kazanacağız. Hem merkezi bütçeden elde edeceğimiz gelirlerle hem de kendimiz bir takım kaynaklar oluşturarak en büyük hizmeti yapmaya çalışacağız.

Bu kentte milletvekilliği de yaptım. Bu kenti yakından biliyorum ama belediye üzerinden düşünmek biraz daha farklıdır. Biz çalışmalarımızı şuan yürütüyoruz. Bingöl’ün temel sıkıntıları nedir onları tespit ediyoruz. Belediye demek, ayrılan bütçenin bu sıkıntıların giderilmesi için halk adına, halkın lehine kullanmak demektir. Çok karmaşık bir iş değil. Bazen diyorlar, belediyeyi yönetmek çok zordur diye. Zor değil, işte Bingöl’de 120 milyonluk bir bütçe var, bunun bir kısmı temel giderlere gider, geri kalanını nasıl kullandığınız önemli.

-BÜTÇEYİ BİNGÖL HALKININ ÇIKARINA KULLANACAĞIZ-

Biz baştan şunun sözünü veriyoruz; temel giderlerden sonra kalan bütçeyi, Bingöl halkının çıkarlarına kullanacağız ve bu çıkarları belirlerken de halkla istişare halinde olacağız. Bizim katılımcı bütçe dediğimiz bir yöntem var. Yani Bingöl’ün sivil toplum örgütleridir, kanaat önderleridir, mahallelerdir.

Mesela Bingöl’ün her kış bu kar rezaletini gördükten sonra oturup fantastik mega projeler yapacak halimiz yok, bu sorunu çözmek için kar makineleri alacağız. Bu bir ihtiyaçtır. Yani Bingöl’ün ihtiyacı ne ise bütçeyi oraya aktaracağız.

-ŞEHRİ ENGELLİLERE GÖRE DÜZENLEYECEĞİZ-

Kaldırımları geziyorsunuz. Vücudu sağlam olan, engelli olmayan bir insan olarak yürürken ben zorlanıyorum. Bazı yerler çok yüksek bazı yerler alçak, kaldırımlarda doğru düzgün rampalar yok.

Ben düşünüyorum engelli olan bir arkadaşımız bu kaldırımları nasıl kullanacak. Bu kentin kaldırımından yolundan, üstyapısındaki her şeyi , bu kentin özellikle dezavantajlı gruplarının ihtiyaçlarına göre tekrar uyarlanması lazım. Bugüne kadar belediyeyi yönetenlerin bu yönde bir kaygılarının olduğunu da çok fazla görmedik. Sözümüz olsun, şehrin başından sonuna kadar bir engellinin, görme engelli olabilir, yürüme engelli olabilir, bu arkadaşların ihtiyaçlarına göre nasıl düzenleriz konusunda çalışma yürüteceğiz. Bunu da kendi kafamıza göre değil, engelli derneklerimizle birlikte yapacağız. Çok basit bir takım düzenlemelerle, küçük bütçeyle hayatlarını çok daha kolaylaştırabiliyorsunuz. Ama maalesef Bingöl’e gelen kaynaklar, Bingöl’ün çok temel ihtiyacının olmadığı bir takım alanlara gidiyor.

-BÜTÇEYİ BİNGÖL’ÜN EN ACİL İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK ŞEKİLDE HARCAYACAĞIZ-

İmar konusuna bakıyoruz mesela, 2016 yılında bir imar planı yapılmış. İmar planı şu demek, imar planı bir kentin imar namusu demek. Çünkü bu kent deprem kuşağında olan bir kenttir. 16 yıl önce biz burada deprem yaşadık, insanlar öldü. İmar planı yapıyorsunuz, sonra kendiniz uymuyorsunuz imar planına. Sürekli bir takım çevrelere rant devşirmek için dönüştürülüyor. Bir rant var, belediyeyi yönetmek, Bingöl halkının geneline sunma meselesidir. Elinizde bir bütçe var, küçük bir bütçe. Bingöl’ün ihtiyaçlarını da karşılayabilecek bir bütçe değil, kendi bütçesinin 1.5 katı borcu var Bingöl Belediyesi’nin. Dolayısıyla kredi alma fizibilitesi de çok düşük. Dolayısıyla bütçeyi Bingöl’ün en acil ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde harcayacağız. Yani müteahhitler para kazansın, etraftaki 3-5 insan cebine birkaç milyon para koysun üzerinden kesinlikle o paraları harcatmayacağız. Halkımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, engelli arkadaşlarımızla, mahallelilerimiz gelecek, bütün sorunların bir envanterini çıkaracağız, bunlar içerisinde en acil olanları hangileri ise onları çözmeye çalışacağız.

-YALANLA SİYASET GİTMİYOR-

Siyasiler biraz abartırlar, biz geleceğiz her şeyi çözeceğiz derler ama biz hiçbir zaman tutamayacağımız bir sözü Bingöl halkına vermeyeceğiz.

Yalanla siyaset gitmiyor. Duyuyorum, daha önce dünya kadar vaat verildi ama karnelerine baktığınızda bu vaatlerin yüzde 99’u yerine getirilmemiştir. Boş vaat siyasetiyle olmaz. Gerçekçi olmak lazım, Bingöl halkına yalan söylememek lazım. Zaten ekonomik kriz var, bütçe zaten küçük ve o küçük bütçeyle bir takım kesimlerin çıkarlarına göre değil, Bingöl halkının genel çıkarlarına göre projelerimizi ortaya koyacağız.

-KÜLTÜR MAHALLESİ BİR ENKAZ DURUMUNDA-

Kültür mahallesi bir enkaz durumunda. Orası İller Bankası’ndan alınan krediler iptal edilmiş durumda. Vatandaşlar 2 yıldır oradan çıkmışlar, kiradalar. Bundan sonra ne olacak, tam bir enkaz hali. Biz de düşünüyoruz, yarın belediyeyi aldığımız zaman insanlar bizden bu büyük sorunların çözümünü bekleyecek. Bu insanların sorunlarının nasıl çözüleceğine dair iktidar kanadında herhangi bir fikir yok.

Bu büyük sorunların çözümü için bizim bir defa bütçe bulmamız lazım. Biz belediyeyi aldığımızda bir ay içerisinde Kültür Mahallesi’nin bütün hak sahiplerini toplayacağız. Onlarla birlikte, mühendislerle, toplumun farklı kesimleriyle birlikte şehri yöneteceğiz.”

‘Kültür Mahallesi’nde uygulanan kentsel dönüşüm ile ilgili şöyle bir algı var, AKP gider HDP gelirse kaynağı nasıl bulup projeyi devam ettirecek’ yönündeki soru üzerine Özsoy, “AKP de kalsa, HDP de olsa kaynak konusunda çok sıkıntı var. Nihayetinde İller Bankası kredisi iptal edilen Yücel Barakazi’nin başkanlığını yaptığı belediyedir. Şuan bir tehdit politikası var; işte HDP gelirse bütçe kesilir, hizmet yapmazlar diye bir kaygı var, bu öyle bir şey değil. Kayyum atanır diye tartışmalar söz konusu. İnsanlar haklı olarak kaygılı. Bir defa olur ama ikincisi artık komedi olur. Ne ekonomi ne de uluslar arası dengeler buna müsaade etmiyor çünkü Türkiye’nin biraz normalleşmeye ihtiyacı var. Fırsat bu fırsat, belki bu belediye seçimleriyle bölgede biraz normalleşme olur, halkın iradesi yine bu belediyelere yansır. Ama yok ben illaki normalleştirmeyeceğim derlerse, sizi temin ediyorum 2019’da belediye seçimleri yapacağız, 2020 yılında da ikinci bir seçime gideceğiz ve Erdoğan tepe taklak aşağı gidecek. Bu ülkenin normalleşmeye ihtiyacı var, şuan temel beklenti budur. Bizim belediyeleri yerelde almamız demek, aslında iktidar bunu hazmedebilirse bu normalleşmeye hizmet eder. Siyaseten de normalleşmeye hizmet eder. Kaynaklar Cumhurbaşkanlığının kalemine bırakılmış durumda. Cumhurbaşkanı, şu belediye bende, bu belediye bende değil der, halkın bütçesini kısma gibi bir eğilime girerse halktan da çok ciddi bir tepki alır.

Diyarbakır belediyesinde uluslararası kredi kuruluşlarından ciddi hibeler aldık. İçme suyu kredi ve hibelerle yapılmıştı. Dış destek bulmak konusunda benim şahsi deneyimim var. Haliyle şuanda dış ilişkilerden sorumluyum, düzenli olarak görüştüğümüz çevreler var. Merkezi hükümet yeter ki bize sıkıntı çıkarmasın, paraların bulunması, burada yatırıma dönüşmesi bulunabilir bütçeler. Özellikle hibeler oluyor. Yüzde 20’sini belediye karşılıyor, yüzde 80’i hibe olarak geliyor. Bizim şuanda diyalogda olduğumuz yüzlerce güçlü belediye var. Yani zor bir şey değildir, İsveç’te yakın çalıştığımız bir belediyeyle görüşüp kardeş belediyecilik temelinde 5 tane kar makinesi alabiliriz. Milletin memleketinde 9 ay kar var, bir gün yolları kapanmıyor. Ben çok ciddi bir sıkıntı olabileceğini düşünmüyorum, yeter ki bu devleti yöneten kesimler halkın iradesine saygı göstersinler, diğer belediyelere nasıl yaklaşıyorlarsa bize de öyle yaklaşsınlar. Çok fazla bir şey beklemiyoruz. Ama uluslararası kurumlardan belediyelere ayrılan ciddi ödenekler var, onlardan kaynak bulabiliriz.

Sadece sıkıntı şudur; Birçok AKP belediyesinin proje ekibi yok. Sen bir projeni ortaya koyuyorsun, başvuruda bulunuyorsun. Proje yazmak da maharet istiyor. Bir örnek vereyim; 2004 yılında Osman Baydemir Büyükşehir Belediyesini almıştı, 2005 yılında biz kendisiyle çalışmaya başladık. O dönem 24 milyon Euro’luk bir hibe kazandık. Bir proje için şimdiki Bingöl’ün bütçesinde daha fazla bir hibe bulduk. Bize dediler ki, siz bunu yapamazsınız, ancak Antep, Urfa ve Erzurum da bu işin içine dahil olursa Devlet Planlama Teşkilatı olarak onaylarız dediler. Bu tür projeleri yatırım programına dahil etmeleri gerekiyor. Biz kendi ekiplerimizi Antep’e, Urfa’ya ve Erzurum’a gönderdik, onlara projeler yaptırdık, kaynağı parçalara böldük o şekilde başvurduk ve bu belediyeler bu kaynak nasıl geldi bile bilmiyorlardı. Bu bir vizyon meselesi. Halkımız kendine güvensin, bize güvensin bütçe bulma konusunda elimizden geleni yapacağız. Ben inanıyorum ki; Bingöl Belediyesini şuan içinde bulunduğu bütçe durumundan çok daha iyi duruma getireceğiz. Bulabileceğimiz kaynakların ne olacağını görebiliyorum yeter ki, taş koymasınlar, merkez bürokrasisi, bu kredilerin ve hibelerin önünü kesmesin” diye konuştu.

-KENTİ LAYIKIYLA YÖNETMEYE TALİBİZ-

Bingöl’de araç park yeri bulma konusunda ciddi bir sıkıntı var. Bingöl’e bir kent vizyonu ile kimse yaklaşmamış. Bu kent, 20 sene sonrası düşünülerek planlanmamış. Dün arkadaşlarla konuşurken, üniversitenin yanından başlayıp yeni yapılan köprüden Hacı Hıdır Camisi’ne kadar, çifte fırınların yanına kadar hafif raylı bir sistem olabilir dedim. Çünkü bu kent büyüyecek, çok zor bir şey değildir. Hafif raylı sistemdir, metro falan yapmıyorsunuz fakat sordum köprüyü yaparken o kadarını düşünmemişler. Köprüyü yaparken, biraz geniş tut, yarın kullanabileceğin alan oluştur. Çok basit bir şekilde hiç de pahalı olmayan bir durumdur, hafif raylı bir sistemle kenti bir birine bağlayabilirsin. Bu para meselesi değildir, bütçe meselesi değildir, bu bir anlayış ve vizyon meselesidir. Bir kenti planlarken, 20-30-50 yıl sonrasını düşünme meselesidir. Adamlar, Avrupa’da 1900’lü yıllarda kentler yapmışlar, öyle bir hesap yapmışlar ki, bu kentte 50 yıl sonra, 100 yıl sonrasının hesabını yapıp projeksiyonlarla bir kente karakter vermeye çalışmışlar. O konuda da farklı bir vizyon uygulama sözü veriyoruz. Yani kentin sorunlarını uzun vadeli düşünüp çözmek istiyoruz. Öyle günü birlik iki reklam olsun diye Kültür Mahallesinde olduğu gibi çukur kazıp içine de biraz beton atıp temel atmak gibi değil. Zaman içerisinde çözülebilecek sorunlar var, vizyonlu bir şekilde meselelerin üzerine gideceğiz.

Bingöl’e hizmet edebilmenin imkanını şuan yakalayabiliriz. İddialıyız ve kararlıyız. Halkımız da bize destek verirse inşallah en layık bir şekilde Bingöl’ü yönetmeye talibiz.”

-PROJELER KAMUOYUNA PAYLAŞILACAK-

Şuanda Bingöl’ün sorunları üzerinde çalıştıklarını belirten Özsoy, sorunları tespit ederek projelerini kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi.

KAVRAN: KADINLARIN DİNLENEBİLECEĞİ BİR MEKAN YOK

HDP Bingöl Belediyesi Eş Belediye Başkan Adayı Hatice Kavran ise, şunları söyledi: “Kayyum atanmadan önce bizim 116 belediyenin 113’ünde eş başkanlık sistemi vardı.  Kayyum atandı ama bizim politikalarımız bu şekilde devam ediyor. Yani kadın toplumun dışında bir yerde değil. Kadınlar toplumun yarısını oluşturuyorlar. Toplumun bir yarısını dışarıda bırakıp sadece bir yarısının iradesini hakim kılmak haksızlık olur. Mesela Bingöl’de sadece kadınlar gidebileceği mekanlar yok. Dışarıdan gelmiş bir kadının burada dinlenebileceği, çocuğunu rahatça emzirebileceği alanlar yok. Biz bu alanları oluşturacağız. Yönetimin bir tarafı erkek, bir tarafı kadın olunca başarı kaçınılmaz olur. Bir hastalığı önce teşhis etmezsen tedaviyi uygulayamazsın. Bingöl için, öncelikle Bingöl’ün sorunlarını tespit edeceğiz, ona göre projeler üreteceğiz. Bingöl’e hizmet için aday olduk, halkımız da bize görev verirse, Bingöl’ü hak ettiği yere getireceğiz.”

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: “Çalışma, arkadaşlarımızla, tanışmaya, gideceğiz”,
Yorumlar
Haber Yazılımı