Haber Detayı
05 Mayıs 2017 - Cuma 23:08 Bu haber 2316 kez okundu
 
“Hayvansal üretimin arttırılması işsizliğe çözüm olacak”
Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatma Esen, İl ekonomisinin temelini oluşturan hayvancılık sektörünün plan ve projelerle güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Hayvansal üretimin arttırılması ve güçlendirilmesi sahada yaşayan nüfusun gelir seviyesinde artışa neden olacağı gibi ilin öz kaynaklarında mevcut potansiyelin değerlendirilmesi neticesinde işsizlik, göç gibi birçok sosyo ekonomik sorun çözüm bulacaktır” dedi.
GÜNDEM Haberi
“Hayvansal üretimin arttırılması işsizliğe çözüm olacak”

Haber: Ömer Şanlı

Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’nin 13. sayısı çıktı. Bingöl Üniversitesi Fen -Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Fatma Esen’in, dergide yayınlanan ‘Bingöl’de Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık Faaliyetleri’ konulu araştırmasında, 2006-2016 yıllarını kapsayan dönemde Bingöl’ün hayvan varlığı ve ilin ülke hayvancılığındaki yeri araştırıldı.

2006-2016 yılları arasında Bingöl’ün büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında önemli değişikliklerin olduğunu belirten Esen, “Süreç içerisinde ilde büyükbaş hayvan sayısında artış görülürken, küçükbaş hayvan sayısında azalmanın olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte büyükbaş hayvancılıkta yerli ırk yetiştiriciliğine olan talep azalırken, kültür ırkına olan talep artış göstermiştir. Küçükbaş hayvancılıkta da benzer şekilde koyuna olan talebin azaldığı, keçiye olan talebin ise arttığı görülmüştür. Bingöl ilinde yaygın ekonomik aktivite hayvancılık olmasına rağmen, il hayvansal üretimde istenilen düzeyde değildir. Bu durumun temel nedeni, mevcut hayvancılık işletmelerinin büyük bir çoğunluğunun küçük aile işletmeciliği tarzında olması, hayvan barınaklarının yetiştiricilik için uygun olmaması, meralarda verimin düşük olması, yem bitkileri tarımının yetersiz olması gibi sorunlardan ötürü hayvancılıkta

verimin oldukça düşük olmasıdır” dedi.

-GENİŞ MERA ALANLARI HAYVANCILIĞI GELİŞTİRİYOR-

Ülkede çayır ve meraların geniş yer tuttuğu, bitkisel üretim için toprakların sınırlı olduğu alanlar ile sanayinin istenilen düzeye ulaşamadığı alanlarda hayvancılık sektörünün geliştiğini ifade eden Esen, Bingöl’de de fiziki coğrafya unsurlarının tarımsal aktiviteleri büyük ölçüde sınırlandırıcı nitelikte olmasının, ilde hayvancılık ve ormana dayalı ekonomik aktivitelerin önem kazanmasına neden olduğunu belirtti. Esen, Bingöl topraklarının yüzde 42’sini oluşturan geniş mera alanlarının da, hayvansal ekonomiyi desteklediğini söyledi.

-HAYVANLARIN MERALARDAN FAYDALANMA SÜRESİ 7 AY-

Bingöl’de 239 büyükbaş hayvan işletmesi ve 136 küçükbaş hayvan işletmesinin meralardan faydalandığını belirten Esen, hayvanların meralardan faydalanma durumu ile ilgili şu bilgilere yer verdi: “Çalışma alanında hayvancılık geleneksel yöntemlerle sürdürülmektedir. Yörede sürdürülen hayvancılık aktivitesinde, ilkbaharda karların yerden kalkması ile birlikte hayvanlar otlaklara çıkarılmakta ve de sonbaharın sonlarına kadar toplamda 6-7 ay kadar otlaklarda kalmaktadır. Bu süre zarfında hayvanlar, besin ihtiyacını çayır ve mera alanlarından karşılamaktadır. Kış döneminde ise hayvanların besin ihtiyacının önemli bir kısmı yaz döneminde otlaklardan toplanıp kurutulan kurumuş ot yığınları ile karşılanmaktadır. Ancak otlakların yeterli olmadığı durumlarda bazen saman ve hazır yem kullanılmaktadır. Çalışma alanının coğrafi yapısı ile son derece uyumlu olan bu hayvancılık şekli, ekolojik hayvancılıkla büyük benzerlik göstermektedir.”

-BİLİNÇSİZ OTLATMA SORUNLARA NEDEN OLUYOR-

Bingöl’de çayır ve mera alanlarında dağılış gösteren farklı bitki türlerinin, küçükbaş ve büyükbaş hayvanların beslenmesinde temel besin kaynağı olduğunu ifade eden Esen, “Ancak çayır ve mera alanlarına bağlı sürdürülen hayvancılık aktivitesi bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. Bilinçsiz bir şekilde yapılan aşırı otlatma ve erken otlatma gibi sorunlarından ötürü ot örtüsü giderek zayıflatılmakta ve bu alanlar hayvanların tercih etmediği dikenli ve acı ot türlerinin yayılış alanına dönüşmektedir. Bu durum da araştırma sahasında uzun yıllardır bir kültür olarak yapılan mera hayvancılığının sürdürülebilirliğinde bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır” dedi.

-BİNGÖL’DE BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIĞIN TÜRKİYE HAYVANCILIĞINDAKİ YERİ-

Bingöl’deki mevcut hayvancılık işletmelerinin önemli bir kısmının yüksek ekonomik kazanç sağlayacak nitelikte olmadığını, daha çok orta ölçekli ya da küçük aile işletmeciliği vasfında olduğunu belirten Esen, şu bilgileri paylaştı:

“Bu çalışmada esas alınan 2006 -2016 yılları arasındaki dönemde hem ülke genelinde hem de çalışma alanında toplam büyükbaş hayvan sayısında önemli miktarda artış olmuştur. Toplam hayvan sayılarının 2006 ve 2016 yıllarındaki oransal dağılımına bakıldığında önemli farklılıklar görülmektedir. 2006 yılı itibari ile yerli, kültür, melez ve manda sayıları ülke genelinde sırasıyla 31, 25, 43 ve 1 paylara sahipken, 2016 yılında aynı sıra ile 12, 46, 41 ve 1 oranlarına sahiptir.

2006-2016 yılları arasında büyükbaş hayvan sayısının genel ortalaması Türkiye geneli ve Bingöl İli için hesaplandığında Türkiye geneli için melez ırk 49, kültür ırk 39, yerli ırk 18 ve manda 1 oranına sahiptir. Bingöl İlinde ise genel sıralama değişmemekle birlikte melez ırk oranı Türkiye ortalamasının üstünde bir değere sahip olup 59’luk bir orana sahiptir. Kültür ırkı Türkiye ortalamasının oldukça altında bir değer gösterip, yaklaşık 15’lik bir azalma ile 24’lük orana sahiptir. Yerli ırk ise Türkiye ortalamasının üstünde bir değere sahip olmakla birlikte yakın değerler göstermektedir.”

-BİNGÖL’ÜN HAYVAN SAYISI AZ-

Bingöl’ün hayvan sayısı bakımından Türkiye genelinde en az illerden biri olduğunu kaydeden Esen, “Büyükbaş hayvan sayısı bakımından Türkiye genel olarak değerlendirildiğinde Konya ve Erzurum illerinin toplam büyükbaş hayvan sayısı 600.000’in üzerinde olan iller olarak öne çıktığı görülmektedir. Araştırma alanını oluşturan Bingöl İli’nin büyükbaş hayvan sayısı bakımından ülke içerisindeki durumuna bakıldığında ise sahip olduğu 125089 baş hayvan sayısı ile en düşük büyükbaş hayvan sayısına sahip iller ile aynı grupta yer aldığı görülmektedir.

-KÜÇÜKBAŞ HAYVAN SAYILARI-

Türkiye geneli küçükbaş hayvan sayısı bakımından değerlendirildiğinde Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde belirgin bir hat oluşturan Şanlıurfa, Diyarbakır, Muş, Ağrı, Van ve Siirt illerinin sahip oldukları 1 000 000’ nun üzerinde küçükbaş hayvan sayısı ile öne çıktığı görülmektedir. Yine İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesini kapsayan sahada da Konya, Ankara, Antalya ve Mersin illerinin de küçükbaş hayvan sayısı bakımından öne çıkan iller olduğu görülmektedir. Bingöl İli ise sahip olduğu 575 840 baş hayvan sayısı ile küçükbaş hayvan sayısı bakımından ülke içerisinde 400000-600000 baş küçükbaş hayvan sayısına sahip iller ile aynı grupta yer almaktadır” dedi.

-HAYVANCILIK İSTİHDAM İÇİN DE ÖNEMLİDİR-

Bingöl’de hayvancılığın, ekonomik kazanç elde edilen aktivite olmasının yanı sıra il nüfusunun önemli bir kesimi için istihdam oluşturması bakımından da önem arz ettiğini ifade eden Esen, hayvancılıkla ilgili şu önerilerde bulundu:

“İl ekonomisinin temelini oluşturan bu sektörün plan ve projelerle güçlendirilmesi, yüksek verim elde edilecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Hayvansal üretimin arttırılması ve güçlendirilmesi sahada yaşayan nüfusun gelir seviyesinde artışa neden olacağı gibi ilin öz kaynaklarında mevcut potansiyelin değerlendirilmesi neticesinde işsizlik, göç gibi birçok sosyo ekonomik sorun çözüm bulacaktır. Çalışma alanında büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı ile hayvancılık işletmelerinin entegre et tesislerinin talep edebileceği nitelikli hammadde olabilecek şekilde geliştirilmesi amaçlanmalı ve ihracata yönelik üretim hedeflenmelidir.

Ayrıca son yıllarda son derece gelişmiş bir pazar olanağına kavuşan organik üretim için çalışma sahası son derece stratejik bir öneme sahiptir. İl geneli organik hayvancılık için çok uygun doğal koşullara sahip olup, ilin bu potansiyeli güçlendirilmeli, doğanın ve ekosistemin korunmasında fayda sağlayacak olan ekolojik hayvancılık ekonomik aktivitesi teşvik edilerek yaygınlaştırılmalıdır.

Bingöl’ün sahip olduğu mera ve çayır alanlarının oranı Türkiye ortalamasının yaklaşık olarak 2,3’ü kadardır. Bununla birlikte ilde hayvan üreticilerinin eğitim seviyesinin düşük olması ve hayvancılığı büyük ölçüde geleneksel yöntemlerle sürdürülüyor olmasından dolayı meralar bilinçsizce kullanılmakta ve bazı alanlarda meralar üzerinde aşırı otlatmadan kaynaklı ileri seviyede tahribatlar oluşmaktadır.

İlde hakim ekonomik aktivite olan hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için mera alanlarının kullanımı ile ilgili planlamalar yapılmalı ve uygulanmalıdır. Bununla birlikte mevcut tarım alanlarında kaba yem üretiminin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalı ve mevcut yem açığının giderilmesiyle mera üzerindeki hayvan otlatma baskısı azaltılmalıdır. Böyle bir uygulama hayvanların kaliteli yem ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlaması bakımından faydalı olacağı gibi, hayvansal ürünlerden özellikle et ve süt verimini arttıracağından, hayvancılığın ekonomik kazanç getiren bir uğraşı olarak daha fazla talep görmesine de etki edecektir.

Coğrafi koşulların sunduğu imkanlar doğrultusunda ilde esas ekonomik aktivite hayvancılık olmasına karşılık, günümüz itibari ile il hayvansal ürün üretimi bakımından istenilen düzeyde değildir. İlde yaşanan çeşitli sorunlardan ötürü hayvancılık potansiyeli giderek önemini kaybetmektedir. Hayvancılığa olan ilginin azalması ilde işsizlik ve beraberinde göçü doğuracağından, ilde hayvancılığın geliştirilmesi ve güçlenmesi için projeler hazırlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır.”

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: “Hayvansal, üretimin, arttırılması, işsizliğe, çözüm, olacak”,
Yorumlar
Haber Yazılımı