Haber Detayı
09 Kasım 2018 - Cuma 00:25
 
“Organ bağışında dinen bir sakınca yoktur”
Bingöl Devlet hastanesince “Organ Bağışı Haftası” dolayısıyla organ bağışı farkındalık etkinliği düzenlendi.
GÜNDEM Haberi
“Organ bağışında dinen bir sakınca yoktur”

Bingöl Devlet Hastanesi konferans salonunda düzenlenen etkinlikte konuşan İl Sağlık Müdürü Mehmet Emin Gündoğdu, organ bağışı için ayrılan bir haftanın, konum itibariyle ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyledi.

Organ bağışı veya doku bekleyenlerin sorununun, kişisel bir sorun değil, toplumsal bir sorun haline geldiğine işaret eden Gündoğdu,şunları söyledi:

“Ülkemiz genelinde şuan itibariyle 25 bin kişi organ ve doku nakli için sıra bekliyor. Bunların yaklaşık 5-6 bini de organ bulamadığı veya organ bağışı yapılamadan hayatlarını kaybediyor. Organ bağışı veya doku bekleyenlerin sorunu, kişisel bir sorun değildir. Çevremizde de bu sorunlarla mücadele eden insanlar var. Maalesef bu sorun toplumsal bir sorun haline gelmektedir. Bunun için çok çok ciddi harcamalar yapılıyor. Bu nedenle organ bağışının yapılması çok önemli ve toplum olarak bu konuda daha da duyarlı olmamız gerekmektedir. Ülkemize baktığımızda organ bağışlarının yüzde 80’ni canlı dönörden yapılmakta, yüzde 20’si de kadavradan yapılmaktadır. Diğer ülkelere baktığımızda ise, bu oran tam tersidir. Bunun en büyük sebebi ise, toplum içindeki kültür, bilinç düzeyi ve bir takım yanlış bilgilerden kaynaklanıyor”

İl Müftüsü Muharrem Genç ise, ölen bir kişiden organ naklinin yapılmasında dinen bir sakınca olmadığını söyledi.

Organ naklinin, kan bağışıyla eşdeğer olduğunu ifade eden Genç,

“Bir insan hayatayken kan bağışı ve organ bağışı yapıyor. Vefat ettikten sonra ise, organ nakli yapılır mı? Burada şu soru ön plana çıkıyor, geri dönebilir mi? Zaten ortak kanaat, geri dönmesi mümkün olan hastalardan organ veya doku nakli yapılmıyor. Yapılması da mümkün değil, çünkü hasta geri dönüyor. Geri dönmese, organ naklinin yapılmasında da hiçbir sıkıntı yok. Hayattayken bir insana ikram ettiğimiz bir bardak çay gibi, verdiğimiz kan ve organ bağışı gibi, öldükten sonrada naklin yapılmasının dinen bir sakıncası yoktur. İkinci konu ise, organ nakli verdiğimiz kişinin yaptığı günahlara ortak olurmuyuz? Neden ortak olalım, zaten irade geridedir.  O zaman gayri Müslime verdiğimiz bir tas çorba da bize günah olarak geri dönebilir. Ona yaptığı işten güç veriyoruz. Bunu böyle değerlendiremeyiz. Bunu günah veya sevap olarak değerlendirmemiz mümkün değildir. Bunu destek, düşeni kaldırma, ihtiyaç sahibi insanların ihtiyacını giderme gibi konular üzerinden tartışmamız lazım. Çünkü organ nakli yapılıyor ve irade geride kalıyor” ifadelerini kullandı.

Bingöl Devlet Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Ali Ekin de, ülke genlinde şuan itibariyle 25 bin 860 kişinin organ veya doku nakli için beklediğini söyledi.

Doku ve organ naklinin, özelikle son 50-60 yılda Tıp’ın en hızlı ilerleyen güncel dallarından birisi olduğunu kaydeden Ekin, şöyle dedi:

“Organ yetmezliği tüm dünyada artmakta olup, organ naklini bekleyen hastalarda, uygun organ beklerken, maalesef yaşamlarını yitirebilmektedirler. Organ naklinin amacı, organ yetmezliği nedeniyle yaşamının sonuna gelmiş bir hastanın hayatını kurtarmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırmaktır. Ülkemizde şuan itibariyle 25 bin 860 kişi organ ve doku nakli beklemektedir. Bizimde bağlı bulunduğumuz Erzurum Koordinasyon merkezinde şuan itibariyle 344 kişi organ ve doku naklini bekleme listesindedir. Kadara naklimiz, ülke olarak maalesef çok yüksek düzeylerde değildir.  Unutmamamız gerekir ki hepimiz bir gün bir organa, bir dokuya veya hakikaten kan almaya muhtaç olabiliriz. Organ bağışı aslında empati kurarak bir başkasının derdini anlamaya çalışmaktır. Yaptığımız çalışmalar sonucunda da 2018 yılı içerisinde toplam 218 kişi organ bağışında bulundu.”

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: “Organ, bağışında, dinen, bir, sakınca, yoktur”,
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
“Organ bağışında dinen bir sakınca yoktur”
Yorumlar
Haber Yazılımı