Haber Detayı
24 Şubat 2020 - Pazartesi 00:53 Bu haber 1501 kez okundu
 
Tüyler ürperten araştırma
Bingöl’de yapılan bir araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 30,1’i kardeşlerine, yüzde 20,8’i eşine, yüzde 19,7’si çocuklarına, yüzde 8,7’si akrabalarına, yüzde 6,4’ü annesine, yüzde 5,2’si babasına ve yüzde 1,2’si büyükbaba veya büyükannesine, yüzde 8,1’i diğer kişilere şiddet uyguladığını belirtiyor.
GÜNDEM Haberi
Tüyler ürperten araştırma

Haber: Ömer ŞANLI

Bingöl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kasım Tatlılıoğlu’nun ‘Aile İçi Kadına Karşı Şiddetin Bazı Demografik Değişkenlere Göre İncelenmesi: Bingöl İli Örneği’ başlıklı çalışması Bingöl Araştırmalar Dergisinde yayımlandı.

Doç. Dr. Kasım Tatlılıoğlu, aile içi şiddete ilişkin verilerin sonuçlarından hareketle, aile içi şiddetin nedenleri, risk faktörleri, koruma ve müdahale hizmetleri ve kavramsal çözümleme yapmak amacıyla yaptığı çalışmada, çarpıcı sonuçlar elde etti.

Araştırma, Bingöl il merkezinde ikamet eden 265 kadın (50.51) ve 259 (49.42) erkek olmak üzere 524 kişi ile görüşülerek yapıldı.

Araştırmaya katılan erkeklerin verdiği cevaplar, aile içi şiddetin boyutlarını gözler önüne serdi.

Araştırmada, şu bilgilere yer verildi:

ERKEKLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU AİLE İÇİ ŞİDDET UYGULADIĞINI BELİRTİYOR

Araştırmaya katılan erkeklerin büyük bir çoğunluğu 166 kişi (67,5) aile içi şiddet uygulamadıklarını söylerken, 80 kişi (32,5) aile içi şiddet uyguladıklarını söyledi. Araştırmaya katılan erkeklerden 80 kişi (83,3) aile içi şiddeti nadiren uyguladıkları, 12 kişi (12,5) sık sık aile içi şiddete başvurduklarını ve 4 kişi ise (4,2) devamlı şiddet uyguladıklarını belirtti.

EN ÇOK KARDEŞLERE ŞİDDET UYGULANIYOR

Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 30,1’i kardeşlerine, yüzde 20,8’i eşine, yüzde 19,7’si çocuklarına,  yüzde 8,7’si akrabalarına, yüzde 6,4’ü annesine, yüzde 5,2’si babasına ve yüzde 1,2’si büyükbaba veya büyükannesine, yüzde 8,1’i diğer kişilere şiddet uyguladığını belirtiyor.

ERKEKLER NEDEN ŞİDDET UYGULUYOR

Erkeklere neden şiddet uyguladıkları da araştırmada ortaya koyuldu. Araştırmaya katılan erkeklerden 58 kişi (31,4) hakkettikleri için, 29 kişi (22,1) ekonomik nedenlerden dolayı, 16’ kişi (12,2) ev işlerinden dolayı, 13 kişi (9,9) eşinin ailesi yüzünden şiddet uyguladıklarını belirtti.

ŞİDDET UYGULADIKTAN SONRA PİŞMAN OLANLARIN SAYISI YÜKSEK

Araştırmaya katılan erkeklerden 109 kişi (69,9) şiddet uyguladıktan sonra pişman olduklarını, 29 kişi (18,6) bazen pişman olduklarını, 18 kişi (11,5) ise pişman olmadıklarını belirtti. Araştırmaya katılan erkeklerden 119 kişi (95,2) aile içi şiddet uyguladıktan sonra psikolojik destek almadığını, 6 kişi

(4,8) ise psikolojik destek aldığını söyledi.

ŞİDDETE BAŞVURMAK ÇÖZÜM DEĞİL

Araştırmaya katılan erkeklerden 169 kişi (67,3) şiddete başvurmanın bir çözüm yolu olmadığını, 70 kişi (27,9) şiddete başvurmanın bazen gerekli olduğunu, 12 kişi (4,8) ise şiddete başvurmanın her zaman gerekli olduğunu belirtti.

Katılımcı erkeklerden aile içi şiddet uygulayanların yüzde 55’i evli. 20 yıl ve üstü süredir evli olanların oranı 29,8, çocuğu olmayanların oranı 35,3, 18-24 yaşında olanların oranı 28,8. Bunların yüzde 45’i üniversite mezunu.

KADINA KARŞI ŞİDDET İNSAN HAKLARI İHLALİDİR

Doç. Dr. Kasım Tatlılıoğlu, araştırmanın sonucu ile ilgili makalesinde şu değerlendirmede bulundu:

“Araştırmaya katılan erkeklerin 67,5’i aile içi şiddet uygulamıştır. Şiddet olarak algılanan türler birbirine yakın oranda iken fiziksel şiddet çoğunluktadır. Yani erkekler evde en çok fiziksel şiddet uygulamaktadır (17,4). Fizik şiddetin kapsamına, dayak, darp, vurma, vücuda zarar verme, saçını çekme, işkence etme, vb. gibi şeyler girmektedir. Araştırmaya katılan erkeklerin 83,3’ü nadiren aile içi şiddet uyguladığını belirtmişlerdir. Katılımcı erkeklerden 30,1’i kardeşlerine, 19,7’si çocuklarına, 20,8’i eşine bir şekilde şiddet uygulamıştır. Katılımcı erkeklerden 31,4’ü hak ettikleri için şiddet uyguladıklarını söylerken, 20,0’si karşılık verildiği için, 18,9’u saygısız davrandığı için şiddet uyguladığını söylemiştir. Katılımcı erkeklerden 69,9’u aile bireylerine şiddet uyguladıktan sonra pişman olduklarını belirtmişlerdir. Katılımcı erkeklerden 95,2’si aile içi şiddet uyguladıktan sonra psikolojik destek almadığını söylemiştir. Katılımcı erkeklerden 57,7’si şiddet uyguladıktan sonra diğer kişilerden destek aldığını belirtmişlerdir. Katılımcı erkeklerden 67,3’ü şiddete başvurmanın hiçbir zaman çözüm yolu olmadığını düşünmektedirler.

Ulusal ve uluslararası düzeyde belirlenen politikalara ve uygulamalara rağmen dünyanın her yerinde ortaya çıkan bir sorun olan kadına yönelik şiddet; çok yönlü, bütüncül, kapsayıcı plan ve politikalarla toplumsal düzeyde ortak ve kararlı bir mücadeleyi gerektirmektedir. Türkiye’de 1980’li yıllardan sonra kadın hareketinin gündeme getirdiği kadına yönelik şiddet konusu, 1990’lı yıllardan itibaren devletin gündeminde yer almaya başlamıştır.

Genel anlamda, aile içi şiddeti önleyebilmek öncelikle onun toplumsal bir olgu olduğunu kabul etmeyi gerektirmektedir. Sonuç olarak, kadına karşı şiddet bir insan hakları ihlalidir ve bir suçtur. Bu konuda bir şey yapmamak da hem bir suç hem de şiddetin temel nedenlerinden bir olan kadın erkek eşitsizliğini desteklenmesidir. Kadınların normal ve sağlıklı yaşam hakkına sahip olabilmesi için birey, toplum ve devlet olarak bu eylemi bir suç olarak görmeli, bu suça teşebbüs edenlerin cezalandırılması ve kadınların güvenlik içinde yaşamaları amacıyla her türlü desteğin verilmesi için çalışılmalıdır.

Ayrıca kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda geliştirilecek uygulamalarda farklı ülke deneyimlerinin incelenmesi ve geliştirilen uluslararası sözleşmelerin toplumda yürütülmesine aracılık edecek mekanizmaların oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Sonuç olarak; aile içi şiddeti önlemek aynı anda yasal, sosyal, ekonomik ve kişisel gibi birden çok etmene müdahale etmeyi gerektirir.”

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Tüyler, ürperten, araştırma,
Yorumlar
Haber Yazılımı