Haber Detayı
02 Temmuz 2017 - Pazar 19:46
 
Plansız yapılaşma sorunlara yol açıyor
Prof. Dr. Hasbi Soylu’nun 8 yıl önce yaptığı araştırmada Bingöl’de dikkat çektiği plansız yapılaşma, yeşil alan, su, trafik sorunları hala devam ediyor.
GÜNDEM Haberi
Plansız yapılaşma sorunlara yol açıyor

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasbi Soylu’nun 2009 yılında ‘Bingöl’de Hızlı Şehirleşmeden Kaynaklanan Çevre Sorunları’ başlıklı araştırmasında belirttiği sorunlar, artarak devam ediyor.

Şehirlerin, uygar toplumlarda gelişmişliğin ve medeniyetin bir zirvesi olarak kabul edildiğini belirten Soylu, “Gelişmişliğin göstergesi olan şehirler, zamanla endüstri, nüfus artışı ve değişik kültürlerden gelen insanların hızlı göçü sonucu değişmekte, ekolojik dengenin bozulmasına bağlı olarak da çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Özellikle bir şehirdeki nüfusun aşırı artışına bağlı olarak ortaya çıkan hızlı şehirleşme hareketi, gerekli önlemlerin zamanında alınmaması sonucu gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, Bingöl şehrinde de birçok çevre sorunlarının doğmasına yol açmıştır” dedi.

Bingöl’de çevre sorunlarının her geçen yıl artmakta olduğunu ifade eden Soylu, “Canlıların doğal yaşama kaynakları olan hava, su ve topraktaki kirlenme yer yer insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Bununla birlikte, plânsız yada plâna uymayan şehirleşmenin bir sonucu olarak, geniş alanlarda ortaya çıkan yeşil alan kayıpları da dolaylı olarak insanın sağlıklı yaşamını engelleyen koşulların oluşmasına neden olmuştur” ifadelerini kullandı.

DOĞAL ÇEVREDEN KAYNAKLANAN ÇEVRE SORUNLARI

Bingöl’de çevre sorunu oluşturan faktörlerden birini, yamaç akması ve kaya düşmesinin oluşturduğunu belirten Soylu, “Kaya düşmesi ve yamaç akması, özellikle etek ve yamaçlarda kurulan Mirzan ve Bahçelievler mahalleleri için tehlikeli bir durum oluşturmaktadır. Nitekim eski Bingöl/Çapakçur’un yer değiştirmesinin asıl nedenlerinden biri de toprak kayması ve kaya düşmesidir” dedi.

Bingöl ve çevresinin doğal çevre özelliklerinden kaynaklanan en güncel sorunlarından birinin deprem olduğunu kaydeden Soylu, Bingöl’de 1966, 1971 ve 203 yıllarında büyük depremler yaşadığını ve bu depremlerde yüzlerce insanı hayatını kaybettiğini, binlerce binanın da yıkıldığını söyledi.

Soylu, “ Bingöl’de yaşanan depremlerde can ve mal kaybının yüksek olmasında en büyük etkeni, binaların depreme dayanıklı tarzda inşa edilmemiş oluşudur” dedi.

İNSANLARDAN KAYNAKLI ÇEVRE SORUNLARI

Özellikle göçler yolu ile nüfusun hızlı artışına bağlı olarak gerçekleşen şehirleşme sürecinde yerleşmenin hızla büyüyerek geniş alanlara yayılması, gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, Bingöl’de de birçok sorunun yanında çevre sorununu da beraberinde getirdiğini ifade eden Soylu, çalışmasında şu ifadelere yer verdi: “Bingöl şehri, çevreden aldığı göçler ile aşırı nüfuslanmış ve bu büyümeye paralel dengeli bir gelişme göstermediğinden şehirsel yaşamda birçok sorun ortaya çıkmıştır. Başlıca sorunlar arasında göç, işsizlik, eğitim ve sağlık sorunlarının önemli boyutlara ulaştığı dikkati çekmektedir.

1936 yılında il olan Bingöl’ün o dönemki şehir merkezi nüfusunun 1298 olduğunu belirten Soylu, 1945 yılından sonra Bahçelievler, Mirzan ve İnönü Mahallelerinin, 1971 yılından sonra Kültür Mahallesinin, 1980 yılından sonra da Karşıyaka, Saray, Kaleönü mahallelerinin kurulduğunu belirten kurulduğunu söyledi. Bugün sayısı 15’e yükselen mahalle sayısının artmasıyla sorunlar da artış göstermeye başladı.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Şehirde çevre sorunlarının azaltılması için bireysel eğitimin zorunlu olduğunu ifade eden Soylu, çalışmasında şu ifadelere yer verdi: “Bireysel eğitim olmadan, gelişme sağlanamayacağı gibi çevre sorunlarının önüne geçilmesi pek mümkün değildir. Bu nedenle Bingöl şehri gibi çevre sorunları olan yerleşmelerde örgün ve yaygın eğitiminin yaygınlaştırılarak çevre sorunlarına karşı herkesin duyarlı olması ve bilinçlenmesi bir zorunluluk halini almıştır.

Bingöl’de çevre sorunlarını azaltmak ve şehri daha yaşanabilir hale getirmek ve özellikle de kış aylarında yaşanan hava kirliliğini azaltmak için acil olarak şu önlemler alınması gereklidir.

Yöre halkının eğitimine ağırlık verilerek çevre konusunda duyarlı hale getirilmelidir. Bunun için de her türlü basın ve yayın kuruluşlarından destek alınarak konferanslar düzenlenmeli, TV programları yapılmalıdır.

Belediye çalışmalarına ağırlık verilerek şehrin planlı gelişimi sağlanmalı ve bu doğrultuda park alanları oluşturularak, yeşil kuşak projeleri yapılmalıdır. Yeşil kuşak projesi için en uygun alanlardan biri Çapakçur Deresi Vadisidir. Bu vadi içerisindeki konutlar kaldırılarak vadi boydan boya yeşil kuşağa dönüştürülmelidir.

Çöplerin toplanması, taşınması ve işlenmesi esnasında çevre ve insan sağlığını tehdit eden durumlarla karşılaşıldığından, gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu nedenle çevre temizliğiyle uğraşan işçilerin eğitimine özen gösterilmeli ve katı atıkların toplanması modern bir şekilde yapılmalıdır.

Şehirde toplanan çöpler ayrıştırılarak endüstriyel hammadde olarak yeniden ekonomiye kazandırılmalıdır. Bu doğrultuda uygun bir konumda yer tespit edilerek arıtma ve işleme tesisleri kurulmalıdır.”

SU SORUNU

Bingöl ve çevresinin su kaynakları bakımından zengin olmasına rağmen şehirde içme suyu sıkıntısı yaşandığını ifade eden Soylu, “1985’li yıllara kadar Bingöl şehrinin içme suyu yakın çevredeki kaynak sularından sağlanıyordu. Nüfusu hızla artan ve giderek büyüyen şehirde, mevcut su kaynaklarının artan ihtiyaca cevap verememesi nedeniyle su sıkıntısı sorunu yaşanmaya başlandı. Bu nedenle su kaynakları daha bol olan uzak mesafedeki kaynaklardan temin edilmesi yoluna gidildi” dedi. Yıllardır devam eden su sorununa halen kalıcı bir çözüm bulunamadı. Bingöl’ün içme suyu ihtiyacı Kürük ve Mirzan isale hatları aracılığıyla sağlanırken, şehirde sık sık su kesintileri devam ediyor.

ŞEHİRİÇİ ULAŞIM

“Şehir merkezindeki ulaşım ağının yetersiz ve bakımsız olması, son yıllarda hızla artan motorlu araçların ulaşım ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır” diyen Soylu, “Bu durum gürültü kirliliğini arttırmaktadır. Özellikle halkın gelir düzeyinin yükselmesine bağlı olarak taşıt sayısının artması bu sorunun da gün geçtikçe artmasına neden olmaktadır. Yetersiz ve tamamen bakımsız olan yolarda günün belirli saatlerinde meydana gelen araç yığılmaları önemli bir gürültü kirliliği oluşturmaktadır. Özellikle İnönü mahallesi ve Yenişehir mahallesi şehrin en yoğun mahalleleri olup, bu iki mahallenin birleştiği yerden dört ana cadde geçmektedir. Bu caddelerden Genç caddesi şehrin girişinden çıkışına kadar ana cadde konumundadır. Bu caddeye paralel uzanış gösteren Hastane ve Kültür caddeleridir. Bu üç cadde ile kesişen İnönü caddesi de şehrin merkezinden geçmekte, araç ve trafik yoğunluğu olan bu caddelerden geçen araçlar gürültüye neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.

Şehir de ulaşım sorunu 2017 yılında da artarak devam ediyor. Araç sayısının artmasıyla birlikte şehirde park sorunu önemli bir sorun haline gelirken, trafik sorunlarının giderilmesi konusunda yeterince çalışma yapılmıyor.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Plansız, yapılaşma, sorunlara, yol, açıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı